please pick only one post size!
Anime, Dizi, Film Resimleri
MyAnimeList
ViKitap
GoodReads
Hikâye Defteri
Twitter
Ve yazokulu biter…

Bitmesinin yanı sıra tüm dersler A ile verilir… Şu 3 ay boyunca gösterdiğim azmi tüm okul hayatım boyunca gösterseydim şu an fakülte birincisi olarak bitirmiştim okulu. Gel görelim ki okul bitmeyecek tutuşmasıyla, o adrenalinle çalışmak ayrı, yayıla yayıla çalışmak ayrı. Klasik öğrenci hali.

Peki artık mezun muyum? Normal şartlarda olmam lazım tabi. Ama önceden de kendimi mezun ilan edip olmadığımı öğrenmiştim o yüzden sistemde “Graduated” yazana kadar kendimi mezun ilan etmiyorum.

Ben kendimi mezun ilan etmezken annemin tüm dersleri istediğim notla geçtiğimi duyurduktan sonra ahalinin gelip “Eeee, artık ne yapmayı planlıyorsun” diye sorması pek bir manidar. Lakin öğrencilikten çıkalı 1 saat ya olmuş ya olmamış bi’ nefes aldırın yahu. İnatla gidip “Diplomalı ev hanımı olacam ben!” diye isyan edesim var. 

Yazokulunun bitmesiyle beraber bu muhabbet beni oyalayacak onu anladım ben. Eh, o zaman anneme notları söyler söylemez herkese yaydığı için teşekkürü bir borç bileyim. 

Gerçi, sanırım normalde millet mezun olmadan önce ne yapacağını belirliyor. Benim gibi “Şimdi napacam lan ben” diye afallamıyor. Normali önceden belirlemektir tabi. Ama önceden bir durum belirlemek hiç benim tarzım değil, falan… 

Eheh, evet hala ne yapacağımı bilmiyorum, suç mu ki?

Bugün bitirdiğim kitap: Ahmet Ümit’in Beyoğlu’nun En Güzel Abisi kitabı oldu.

Kitap Tarlabaşında geçen bir cinayet üzerine yazılmış. Sürükleyici, akıcı ve güzel betimlemeler içeriyor kitap. Toplumsal sorunlara, orada yaşayan insanların hayatını okuyucuya güzel aktarıyor. Tarihi olaylara da inceden inceden dokundurması hoşuma gitti.

Ancak pek polisiye türüne ağırlık verilmemiş. Cinayet romanı olmasına karşın cinayetin çözümlenmesinden ziyade oradaki sorunlara daha çok ağırlık verilmiş kitapta. O açıdan polisiye tadı pek vermiyor. Yani kitap ele alındığında bir polisiye kitabı havası çok beklenmese daha iyi.

Ortaköyde güzel bir gece…

Jyu Oh Sei

Şu postere bakınca adam akıllı, güzel, aksiyon dolu bir anime bekliyorsun değil mi?

Evet, temel hikaye çok güzel oluşturulmuş. Çizimler güzel, karakterler karizmatik yaratılmış. Böyle güzel bir temeli olan animeye yeşilçam tadı katılınca berbat bir hal almış.

Anime bir süre sonra insanı feci bayıyor. Zaten 11 bölüm olan seride bu sürenin uzun olmadığını söylemeye gerek yoktur.

Aksiyon, dram, entrika, aşk, aldatmaca… Hepsi 11 bölümde işlenmeye çalışılırsa ortaya karman çorman saçma bir seri çıkıyor.

Seveni olabilir, ben sevmedim, tavsiye etmem. Zaten 7den sonra hiç izleyesim gelmedi bölümleri ileri sara sara bitirdim seriyi. Daha güzel kısa animeler var, onları izlemek daha mantıklı bence.

Seriye MAL’da 10 üzerinden 4 verdim. 4 puanda başta dediğim gibi temel hikaye + çizimler yüzünden.

Öğrencilik hayatının son yazını okula adamak zorunda kalmak, nasıl bir acı bilir misiniz… Gitti okunacaklar listesi, gitti izlenecekler listesi… Hepsi yalan bir işkence gerçek.

Neyse ya, bare okul bitsin başka bir şey istemem. Bir bitsin de.

Yeni figuru bir de instagram modunda ekleyelim :))

Yeni anime figürüm olduuu!!!

Abim İtalyadan bana hediye olarak aklına anime figürü almayı getirmiş ahahah :))))

Normalde Gintoki istemiştim ama yokmuş. Bende o zaman 2. Favori adamim olan Katsurayı istedim.

Uzun saçlı halini kullansam da istersem kutuda görüldüğü gibi kısa saçlıda oluyor

Değişik bir yaz, hadi hayırlısı…

Daha yaz başlayalı destur ne kadar oldu yine de çok değişik bir yaz geçiriyorum….

Daha okul bitmeden önce KPSS’ye başvurmuştum, napak geçim derdi. Sonuçta aile yanında yaşıyoruz şimdilik memur maaşı yeter dedik. Sınava girecek bir diğer arkadaşımla şu kadar biriktiririz, bu kadarını şuraya harcarız tarzı hayaller bile kurmaya başlamıştık.

Son 1 hafta kala deneme testleri çözdük (nerde hazırlanacaksın okul var, final var…) baktım gayet iyi net çıkarıyorum iyidir dedim. 

Bu sene devlet bize kazık attı çok zor olmuş KPSS beh! Konu dağılımı da bir tuhaftı. Demiryolları sorusu da beni benden aldı, eklemeden geçmemeyim.

Kurduğumuz hayaller suya düştü.

Daha sonra okul bitti dedim. Madem okul bitti bare mezuniyete katılıp kep atayım mezun olduğumu hissedeyim dedim. 

Büyük bir gurur ve mutlulukla ismim okununca belgemi aldım, kepimi attım falan. Ramazana denk geldi kutlayamadık ayrı. Olsun, sürekli arkadaşıma “Mezunuz oğlum, bitti okul!” diyip durdum. 

Hop ertesi sabah telefon.
Okuldan arıyorlar.

"Çiftanadal bitirme kriteri 2.6 değil 2.8 ortalama mezun olamıyorsunuz yaz okuluna gelin."

Affedersiniz ama göğsüme bir öküz oturdu resmen.

E, beni sinir krizi tutmaz mı? Tuttu tabi…

Geçireceğim son boş yaza mı yansam ödediğim yazokulu parasına mı anlamadım.

Ve evet hâlâ öğrenciyim. 
Bu satırları bakıma girmiş, kütüphanesinden matkap sesleri gelen sevgili okulumdan yazıyorum.

Daha Temmuzun başındayız bir de.
Yaz daha yeni başlıyor.
Daha neler neler duyup göreceğim bakalım….

Okuma listemdeki sıradaki kitap: japon savaş sanatı.

Japonyayı seven bir insan olarak, ve animelerden etkilenmiş bir fujoshi olarak savaş sanatını bu ülkenin ilginç bulmuşumdur. Internetteki yorumlarda güzel kitabın. Bakalım bitirince yorum yazarım :)